SON DAKİKA
--:--:--

Özgür Özel: “Çiftçinin bütün kredilerinin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi’nde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek, “İktidarımıza geldikten sonra tarım için, çiftçilik yaparken, hayvancılık yaparken, üretim yaparken kullanılmış bütün kredilerin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz, hepinize rahat bir nefes aldıracağız” açıklamasını yaptı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Özgür Özel: “Çiftçinin bütün kredilerinin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz”

Haber: Gülara SUBAŞI / Kamera: Hakan KARADUMAN

(MANİSA) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi’nde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek, “İktidarımıza geldikten sonra tarım için, çiftçilik yaparken, hayvancılık yaparken, üretim yaparken kullanılmış bütün kredilerin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz, hepinize rahat bir nefes aldıracağız” açıklamasını yaptı.

Özel, Hacıhaliller Mahallesi’nde üzüm bağına yaptığı ziyaretin ardından köy kahvesinde yurttaşlara hitap etti.

Anneannesinin mahallesi Hacıhaliller’de çocukluğunda vakit geçirdiğini anlatan Özel, bulunduğu köy kahvesinin kendi siyasi hayatında önemli bir mekan olduğunu söyledi.

Özel, “Burası benim siyasi hayatımda en önemli mekanlardan bir tanesi. 2011 yılında milletvekili adaylığımda ilk konuşmayı burada yaptım. Böyle bir masa. Herkes böyle dolmuştu. Hatta aile sigortasını biraz fazla uzattım. O zaman siyasette de daha yeniyiz, heyecanlıyız. Tevfik ağabey geldi, mikrofonu elimden aldı. Dedi ki, ‘Ya kardeşim, bunun ailesini tanımayan var mı?’, dedi, ‘Yok.’ ‘İyiliğini görmeyen var mı?’, ‘Yok.’ ‘Ne aile sigortası anlattırıyorsunuz buna? Bunun sigortası ailesi’ dedi. ‘Söyleyin çayları’ dedi, doğru mu? O yüzden burası çocukluğumun, gençliğimin, daha sonra bayramlarda her bayramda geldiğimiz, kurbanımızı kestiğimiz, Sedat Dayım gençliğinde hep bize kurbanlığımızı alır, bayram günü kesimine yardım eder. Öyle hepimizin, benim için çok kıymetli bir yerdeyiz” dedi.

Üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin de konuşan Özel, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyat açıklamamasını eleştirdi. Üzüm üreticilerinin zarar ettiğini söyleyen Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

“Üzüm maalesef zarar ettiğinde çok büyük felaketlere yol açabiliyor. Çünkü yetiştirirken çok masrafı olan bir iş. Biraz önce teker teker saydık onları. Bu sene üzüm üreticisinin, bağcının masrafı yüzde 60 ila 90 arasında artmış; ilaçlardan, akaryakıttan ve tüm girdilerden. Ama üzümün fiyatı geçen sene 120 lirayken, maliyeti bu sene 100 lirayken, şu anda 60-70 liraya satılmak zorunda kalıyor. Ayrıca hem burada, hem Manisa’nın diğer ilçelerinde sofralık üzümlerde geçen senenin yarı fiyatına, yani 40 liraya satılan üzüm 20 liraya satılıyor. Burada Allah göstermesin üzüm sergideyken yağmur yağar, sele kapılıp o üzümler şaraplık olur. O üzümler geçen sene 20 lirayken şimdi 10 liraya liraya satılıyor. İşte böyle felaket bir durumda karşı karşıyayız. Bir an önce Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bir fiyat ilan etmesini, bu fiyatın, ki elbette rekolteye bakacaklar, geçen sene 200 bin, bu sene 300 bin ton gibi hesaplanıyor, bir de işin kötüsü geçen seneden 60 bin ton da satılmamış, depolarda üzüm var. Böyle olunca bu sefer üreticiyi çok mağdur eder bir tablo ortaya çıktı. O mağduriyeti giderecek bir taban fiyatın açıklanmasını, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Tariş’e de destek vererek, işbirliği yaparak hızla üzümleri almasını ve üzümcünün bu sıkıntıdan kurtulmasını bekliyoruz.”

“BU SENE BİR FELAKET YILI”

Türkiye’de tarım arazilerinin en çok ipotekli olan ilin Manisa olduğunu belirten Özel, şöyle konuştu:

“Bu ne demek? Bankadan kredi kullanılmış. Banka her gün faiz işletiyor. Üzümünü satacak, hesabı kapatacak. Durduğu her gün faiz büyüyor, borç büyüyor. Hele hele hasat zamanı geçtikten sonra borç gecikmişe düşüyor. Bundan sonra kartopu gibi büyüyor. O yüzden ya ürününü 60 – 65 liraya satmak ya da riske girip büyük bir iflasla karşılaşmak durumunda oluyor. O yüzden bu köylere eskiden sarı taksiler geliyordu. Şimdi sarı taksiyle mi geliyor icra memurları yoksa özel minibüslerle mi geliyorlar bilmiyorum. Ama zaman zaman büyük krizler olur, o zaman köylere icra memurları gelir. İnsanların atadan, dededen kalmış olan tarlaları, bağları haczedilip yok pahasına satılır. 20 yılda Türkiye’deki bağların dörtte üçü sökülmüş. Türkiye’de üzüm üretimi alan olarak yüzde 25 gerilemiş, miktar olarak yüzde 37 gerilemiş. Bu bir ihraç ürünü. Burada yetişen çekirdeksiz üzüm dünya piyasalarında ‘İzmir Sultanisi’ diye biliniyor. Sultani üzümün tamamı Manisa’da yetişiyor. İzmir borsasından dünya piyasasına işlem gördüğü için öyle anılıyor ve Türkiye’ye çok önemli döviz girdisi sağlıyor. Sen böyle bir dönemde üzüm üreticisini ki buradaki büyüklerim hatırlar… Doğru Yol Partisi – SHP döneminde Murat Karayalçın ile Tansu Çiller zamanında, böyle bir felaket senesinde üzümün bağın dekarına göre çok güçlü bir destekleme yaparak büyük bir sıkıntı o dönemde Sayın Karayalçın ve Çiller tarafından çözülmüştü. Bu sene bir felaket yılı. Bu sene eğer bu üreticinin sıkıntısı çözülmez, bu faizle olan krediler geri teperse bu bağlar elden gider. Seneye artık o bağlarda parasını versen de üzüm alamazsın. Ülke de kaybeder.

Şunu hatırlatayım; pandemi sırasında bütün oteller kapalıydı. Bir dertlerini dinlediğimiz uzaktan erişimle herkesin ekran başında olduğu, toplantı yapılamayan maskeli dönemde tur rehberlerinin temsilcisi şöyle bir şey söyledi, ‘Biz arı gibi çalışıyoruz. Her sene bal yapıyoruz. Bu ülkeye bacasız sanayi olarak turizmi kazandırıyoruz. Ama bu sene çiçekler açmadı, üzüm yok. Bu sene çiçekler açmadı, bu sene bal yok. Bizim kovanların yanına bir tas şekerli su koymazsanız bütün arılar ölür. Seneye çiçekler açsa da bal yok. Bizi korumanız lazım’ demişti. Şimdi buradan, Hacıhalillerden, Manisa’daki ve Türkiye’deki bütün üreticiler adına sesleniyoruz. Buradaki insanların sorununu çözün. Gelecek seneye bu üretimi yapacak insanların kalmaması bu ülkenin en büyük felaketi olur. Bu borçların kapatılması için üzüme ciddi ve güçlü destekleme yapılması lazım. Bunu buradan Türkiye’ye ilan ediyorum. Bundan üç sene önce 1 kilo üzüm satıp 3 litre mazot alanlar, bugün 1 kilo üzüm satınca 1 litre mazot alamaz hale geldiler. Bunu görmek lazım.”

“ÇİFTÇİYE İKİNCİ ŞANS KREDİSİ VERECEĞİZ”

Bu sene yapılmayacak ama inşallah seneye seçimlerden sonra bizim yapacağımız, YENİ Parti’nin yapacağı bir şeyi kendi köyümden Türkiye’deki bütün çiftçilere ilan etmek isterim. Bugün Türkiye’deki bütün çiftçilerin kredi borçları var, faiz borçları var. İktidarımıza geldikten sonra tarım için, çiftçilik yaparken, hayvancılık yaparken, üretim yaparken kullanılmış bütün kredilerin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz, hepinize rahat bir nefes aldıracağız. Ayrıca bitmiş, iflas etmiş, kendini çeviremeyen çiftçiler için, köylüler için ya da artık imkanı kaybetmiş, gitmiş Manisa’da asgari ücretle işe girmiş ama burada toprağı olan, tarımı bilenler için geri dönmek istediklerinde tulumbanın suyu kaçmış ya, o tulumbaya önce bir tas su dökeceksin ki çıksın. Her birisine ikinci şans kredisi vereceğiz, çiftçi kabiliyetini kaybetmiş, irfanını kaybetmiş, iflas etmiş herkese ikinci bir şans veriyoruz. Tarımı canlandırmak için bunu mutlaka yapacağız.

“20 YILDA ÇİFTÇİYİ 20 YAŞ YAŞLANDIRDILAR”

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelmeden önce Türkiye’de çiftçinin yaş ortalaması 36-37’ydi. Bugün 57. 20 yılda çiftçiyi 20 yaş yaşlandırdılar. Bugün tarımla çalışan genç çiftçi sayısı yok denecek kadar az. Onların da üç kişiden ikisi ‘İmkan bulursam gider sanayide çalışırım’ diyor. Ve bu ülke, kendi kendine yetmesi gereken bu güzel ülke, dünyada tarım ürünlerinin üretilmesiyle, kendi kendine yetmesiyle övünen bu ülke dünyada gıda enflasyonunda beşinci sırada. Türkiye’den kötü İran var, Amerika bombalıyor. Ukrayna var, Rusya bombalıyor. Venezuela var, başkanını Trump kaçırdı. Güney Sudan var, iç savaşta birbirlerini boğazlıyorlar. Ondan sonra Türkiye geliyor. En yüksek gıda enflasyonunda, 180-190 ülke arasında en yüksek beşinci enflasyon bizde. Bizden kötü olanlar savaşta olan ülkeler. Türkiye’nin yıllık gıda enflasyonu yüzde 35. Güya biz üreteceğiz, Avrupa bizden alacak, Avrupa’da yüzde 2,4 gıda enflasyonu. Biz Avrupa’nın ortalamasının 10 katı gıda enflasyonuna sahip olan bir ülkeyiz. Bunun için çiftçilerin borçtan kurtarılması, yeni desteklemelerin verilmesi, üretecekleri doğru ürüne yönlendiren, doğru destekleme programları uygulanması, taban fiyatın uygulanması ve alım garantisi verilerek devlet tarafından üretilen ürünün alım fiyatına ve miktarına garanti verilip; gerek ihracatta gerek iç piyasada bu ürünlerin devletin desteğiyle pazarlanmasının sağlanması lazım. Öbür türlü ‘Herkes bildiğini yapsın, bir planlama yapmayalım, doğru ürüne yönlendirme yapmayalım’ derseniz ülke ihracat kaybediyor, çiftçi de her şeyini kaybediyor. Onun için mutlaka Türkiye tarımının doğru bir planlamayla, doğru bir desteklemeyle çok iyi bir noktaya yeniden getirilmesi hayatidir. Bu ülke için son derece önemlidir.

“KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ OLACAK”

Burada zamanında beş kahve varmış, şimdi dört tane. O zaman şu kahvelerin ortasında böyle elimde mikrofon, milletvekili adayı olarak ilk konuşmamı bu köyde yapmıştım, 2011 seçimlerinde. Şimdi nasip oldu, genel başkan olarak, önceki geldiğimde bir başka partinin genel başkanıydım, şimdi YENİ Parti’nin, yeni umutların, Türkiye’nin yarınki iktidarının genel başkanı olarak buraya geldim. Kendi köyümden iki söz söyleyeceğim. Önce Türkiye’deki bütün çiftçilere. Son mevcut Cumhurbaşkanı’nın derdini söyleyen çiftçiye ne dediğini biliyorsunuz, ‘Al ananı da git’ dedi. Sonuncusu örnek olmaz, biz birincisini örnek alacağız. İnşallah iktidar olacağız ve yine köylü, milletin efendisi olacak. İkincisi, Hacıhaliller Köyü, her zaman bu köyde birinci olan parti, Türkiye’de hep iktidar oldu, doğru mu? Bilhassa hele hele rahmetli Demirel, Şehitler Ortaokulu’nun o arkasındaki miting yaptığımız yerde şöyle seslenmişti rahmetli Vedat Dayım için. Önce böyle bağırdı. ‘Hacıhaliller, Hamzabeyli, Çobanisa burada mısınız?’ dedi, alkışladılar hepsi birden. ‘Vedat nerede?’ dedi, dayım çıktı. Dayımın elini böyle tuttu. ‘Bu Vedat’tan memnun musunuz?’ dedi, hepsi birden alkışladılar. ‘Hadi bakalım Vedat’ dedi. Dayıma o senelerce yetti. Bu köy, kimi seçerse o partinin birinci olduğu bir köy. Ta AK Parti’ye kadar geldi, hatta 2002’de de AK Parti’yi birinci parti yaptı bu köy, değil mi? Sonra kötü tarım politikaları insanları canından bezdirdi. Köyden milletvekili çıktı, bu köyde akış değişti ama ne oldu yine, son seçimlerde genel başkanın partisi köyde birinci parti oldu; Manisa’yı, Şehzadeler’i de Manisa Büyükşehir’i de yüzde 60 gibi bir oyla, bu köyde birinci parti olan parti kazandı, biz kazandık. Şimdi YENİ Parti olarak bu köyden yapılacak ilk seçimlerde birinci parti olacağız, Türkiye’nin birinci partisi olacağız. 

Milleti korkutuyorlar, ‘YENİ Parti iktidara gelirse, Özgür Özel iktidara gelirse eskiden AKP’ye üye olanları, 12 milyon üyesi oldu bir zamanlar, eskiden AKP’ye oy verenlere düşmanlık yapacak’ diye. Kendi köyüm 2002’de vermiş. Ben kendi akrabalarıma düşmanlık yapabilir miyim? Buradan ilan ediyoruz. YENİ Parti’nin iktidarında hiç kimse kaybetmeyecek, hiç kimse öteki olmayacak, hiç kimse düşman gibi görünmeyecek. Artık kutuplaşma bitecek ve kucaklaşma gelecek. Artık herkes el ele, kol kola, birlikte çalışacağız, birlikte kazanacağız, birlikte kalkınacağız, eşit ve hakça bölüşeceğiz ve bu köylerin, bu ülkenin çok güzel günleri olacak. Hepinize söz veriyorum.”

“10 LİTRE MAZOT 16 KİLO KURU ÜZÜM YAPIYOR”

Özel’in konuşmasının ardından mazot fiyatlarındaki artışa tepki gösteren bir üzüm üreticisi, yanında getirdiği 10 litre mazotu göstererek, “Şu 10 litre mazot bin lira başkanım. Yani Türkiye artık bu duruma düştü. Türkiye’nin çiftçisi bu duruma düştü. Çiftçi bitti. Bu, 16 kilo kuru üzüm yapıyor. 10 kilo mazot. Mazotu getirirken 9 lira zam yaptılar. Türk çiftçisi bitti” ifadelerini kullanırken, bir başka çiftçi İran üzerinden Türkiye’ye hayvan yemi denilerek kuru üzüm sokulduğunu ve bu yolla fiyat kırıldığını söyledi.

Yorum Yap

Benzer Haberler
İBB Davası’nda 75’inci gün… Ekrem İmamoğlu: “Canlı yayın istiyorum, geçmiş duruşmalar da yayınlansın”
İBB Davası’nda 75’inci gün… Ekrem İmamoğlu: “Canlı yayın istiyorum, geçmiş duruşmalar da yayınlansın”
Yeniden görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası
Yeniden görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası
KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı kabul etti
KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı kabul etti
Eski Bakan Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada Doktor Demirkol hakkında gözaltı kararı
Eski Bakan Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada Doktor Demirkol hakkında gözaltı kararı
Özgür Özel: “Çiftçinin bütün kredilerinin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz”
Özgür Özel: “Çiftçinin bütün kredilerinin faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz, ana parayı üç yıla böleceğiz”
Murat Emir’den iktidara Üsküdar Belediyesi tepkisi: “Hukuksuz, vicdansız bir sürecin içindeyiz”
Murat Emir’den iktidara Üsküdar Belediyesi tepkisi: “Hukuksuz, vicdansız bir sürecin içindeyiz”
Dönüşen Mamak'tan Güncel Gündem
Mamak Gündem

Mamak Gündem, “Dönüşen Mamak’tan Güncel Gündem” anlayışıyla ilçedeki değişim ve gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Mamak’ın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.

2026 Mamak Gündem © Tüm hakları saklıdır. Mamak Gündem