Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan DİSK/Enerji-Sen üyesi işçiler, yol üzerindeki akaryakıt istasyonunda bekleyişlerini sürdürüyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir işçi, “Doruk Madencilik geldiğinden beri sıkıntılarımız devam etmektedir. Üç buçuk aydır maaşımızı almıyoruz. Bu nedenle kredilerimizi, kiralarımızı ödeyemiyoruz her tarafa borçlandık, mağduruz” diye sitem etti. Bir başka işçi de “Çocuğum on iki yaşında işe başlamış, eve para gönderemedim diye çalışıyor çocuk. Doruk Madencilik’e soruyorum, kendi çocuğu çalışıyor mu? Bu adalet mi” dedi.
Haber: Hilal ACAR / Kamera: Tunahan GÜLER
(ANKARA) – Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan DİSK/Enerji-Sen üyesi işçiler, yol üzerindeki akaryakıt istasyonunda bekleyişlerini sürdürüyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir işçi, “Doruk Madencilik geldiğinden beri sıkıntılarımız devam etmektedir. Üç buçuk aydır maaşımızı almıyoruz. Bu nedenle kredilerimizi, kiralarımızı ödeyemiyoruz her tarafa borçlandık, mağduruz” diye sitem etti. Bir başka işçi de “Çocuğum on iki yaşında işe başlamış, eve para gönderemedim diye çalışıyor çocuk. Doruk Madencilik’e soruyorum, kendi çocuğu çalışıyor mu? Bu adalet mi” dedi.
Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan DİSK/Enerji-Sen üyesi işçiler, üç aydır ödenmeyen maaşları nedeniyle Beypazarı ilçesinden Ankara’daki Yıldızlar SSS Holding binasına doğru dün yürüyüş başlatmıştı. Yürüyüşün ikinci gününde Oğuzkent’ten Ayaş’a ilerlemek isteyen işçiler ile yürüyüşe izin vermeyen polis ekipleri arasında arbede yaşanmış, olayın ardından DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ile Genel Sekreteri Emin Atsız gözaltına alınmıştı.
Polis ablukası altında tutulan işçiler ise Ankara yolu üzerindeki bir akaryakıt istasyonunda bekleyişlerini sürdürüyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan işçiler, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak dert yandı.
15 yıldır bu şirkette çalışan bir işçi, yaşadıkları mağduriyetin Doruk Madencilik’in işletmeyi devralmasının ardından başladığını belirterek, “Doruk Madencilik geldiğinden beri sıkıntılarımız devam etmektedir. Üç buçuk aydır da maaşımızı almamaktayız. Bu nedenle kredilerimizi, kiralarımızı ödeyemiyoruz. Her tarafa borçlandık, mağduruz. Sadece isteğimiz maaşımızı alıp işimize dönmek veya tazminatımızı alıp çıkmak istiyoruz.” dedi.
Başka bir işçi de 7 aydır bu şirkette çalıştığını belirterek, “Bundan üç ay önce ailemi alıp buraya güvenerek Beypazarı’na taşındım, ev kiraladım. Üç aydır maaşımızı alamadığımız için ev sahibi bizi evden çıkartmaya kalktı. Eşimle tartışmalar başladı. Bir şekilde yuvam yıkıldı bu şirket yüzünden. Bütün alacaklarımızın tarafımıza ödenmesini istiyorum. Bir dünya insan var burada. Kiralarını ödeyemeyen, elektriğini, suyunu, doğalgazını ödeyemeyen, belki doğalgazı, elektriği kesik insanlar var. Biz hakkımızı istiyoruz, sadece o kadar” diye sitem etti.
“BİR ÇOCUĞUM ÜNİVERSİTEYİ KAZANDI, KAZANDIĞI HALDE GÖNDEREMEDİM”
Bir diğer işçi de 3 yıldır bu şirkette çalıştığını ifade ederek, yaşadığı mağduriyeti şöyle anlattı:
“Benden haraç keser gibi maaşımdan yirmi bin lira, on beş bin lira devamlı para kestiler. Şu anda iki yüz yirmi milyar borcum var. Benden alıp bankaya ödemediler, icralık oldum. Çocuklarıma para gönderemiyorum. Bankaya haciz konulmuş. Maaş yattı, bankadan para alamıyorum. Arkadaşların yardımıyla geçiniyorum. Ekmek parası gönderemiyorum, çocuklar ağlıyor. Bazı arkadaşlarımız kirasını ödeyemediği gibi ben de ödeyemedim. Bir çocuğum üniversiteyi kazandı, kazandığı halde gönderemedim. Yedi aydır benimle konuşmuyor. Diğer çocuğum da on iki yaşında işe başlamış. Ben eve para gönderemedim diye çalışıyor çocuk. Doruk Madencilik’e soruyorum, kendi çocuğu çalışıyor mu? Bu adalet mi? Ben soruyorum Sebahattin Yıldız’a. Ben buradan sesleniyorum bankacılara; beni aramasınlar, Doruk Madencilik’i, Sebahattin Yıldız’ı arasınlar. Benim kimseye borcum yok, onu arasınlar.”
“MAAŞIM DÜZENLİ OLARAK ÖDENMİŞ OLSAYDI BEN O KREDİLERİ ÇEKMEYECEKTİM”
Diğer işçi de 3 yıllık çalışan olduğunu ifade ederek, 3 yıldır düzenli maaş alamadığını söyledi. Mağdur işçi, “Benim hastam var. Üç aydan beri para alamıyorum. Ben 175 bin lira kredi çektim. Maaşım düzenli olarak ödenmiş olsaydı ben o kredileri çekmeyecektim. Hiçbir sıkıntı da yaşamayacaktım. Hadi ben emekliyim, burada asgari ücretle çalışan arkadaşlar var. Bunların ev kiraları, yiyecek parası, okul masrafı, pazar masrafı, her türlü masrafları var. Ben emekli olduğum halde sıkıntı yaşıyorum. Acaba o arkadaşlarımız ne yapıyor? Bunu da bu yetkililere sormak lazım. Bizim paramızla beraber başka işler çevriliyor. Biz burada, bizim maaşlarımız ödenmiyor. Başka iş çevireceklerine önce bizim maaşlarımızı ödesinler. Ondan sonra da ne yapacaklarsa yapsınlar” dedi.
“UN ÇORBASI BENİM BİLDİĞİM SAVAŞLARDA YENİR, UN ÇORBASI YİYORDUK YEMEKHANEDE”
16 senedir çalışan bir diğer işçi de buradan emekli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Emekli olduğumda kanuni olarak benim tazminatımın bir ay içerisinde ödenmesi lazımdı ama bunu bir seneye yaydılar. Ben geçen sene çocuğumu evlendirdim. Çocuğumun biri okuyor. Kartlarla, kredilerle, ek hesaplarla bunlarla biz düğünden çıktık. Ama şimdi bankalardan telefon geliyor. Biz telefonları açmıyoruz. Benim gibi buradaki arkadaşların hepsi mağdur. Kimi elektriğini ödeyemiyor, kimi suyunu ödeyemiyor. Onun için bizim maaşımız düzenli olarak yatsın. Şu anda içeride üç aylık, dört aylık alacağımız var. Biz hakkımızı istiyoruz. Buradaki arkadaşlar çalışmak istiyor. Onun için düzenli bir şekilde bizim haklarımızı versinler. İş sağlığı ve güvenliğini sağlasınlar. Cebimizden eldiven, maske alıyoruz. Çalışma koşulları zaten sıfır. Yemekhanede un çorbası yenir mi ya? Un çorbası benim bildiğim savaşlarda yenir, un çorbası yiyorduk yemekhanede. Bu kadar rezil bir şirket olamaz.”
İşçilerin, Beypazarı-Ankara yolu üzerindeki akaryakıt istasyonunda bekleyişleri sürüyor.
Mamak Gündem, “Dönüşen Mamak’tan Güncel Gündem” anlayışıyla ilçedeki değişim ve gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Mamak’ın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap