CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Halk kimi seçmişse kenti o yönetmelidir. Seçilmiş bir kişi hakkında hukuki bir iddia varsa bunun yolu bağımsız ve tarafsız yargıdır. Halkın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmak çözüm değildir. Sandığın yerine kayyum, siyasetin yerine vesayet konulamaz” dedi.
Haber: Serhat YETÜT
(DİYARBAKIR) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Halk kimi seçmişse kenti o yönetmelidir. Seçilmiş bir kişi hakkında hukuki bir iddia varsa bunun yolu bağımsız ve tarafsız yargıdır. Halkın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmak çözüm değildir. Sandığın yerine kayyum, siyasetin yerine vesayet konulamaz” dedi.
Kaya, Parti Okulu Eğitmenleri Aytuğ Atıcı ve Aydın Yaşar ile CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke’yi ziyaret etti. Kaya, burada düzenlediği basın toplantısında, bugünkü programlarını Vedat Aydın, Ali Gaffar Okkan ve Tahir Elçi’nin anısı için düzenlediklerini ifade etti.
Üç isimin farklı düşüncelere, farklı sorumluluklara ve farklı yaşam öykülerine sahip olduğuna dikkati çeken Kaya, şunları söyledi:
“Ancak onları ortaklaştıran çok önemli bir değer vardı, onların hikayelerinden bugün bize kalan ortak ders, insanların barış, hukuk ve adalet içinde, eşit yurttaşlar olarak yaşayabileceği bir Türkiye’yi kurma sorumluluğudur. Vedat Aydın faili meçhul bir cinayetle yaşamdan koparıldı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan silahlı saldırıda katledildi. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Dört Ayaklı Minare’nin önünde çatışmasızlık ve barış çağrısı yaptığı yerde yaşamını yitirdi. Bugün bize düşen, onların ölümlerinden yeni düşmanlıklar değil; barış, demokrasi, hukuk, adalet ve kardeşlik için ortak bir gelecek çıkarabilmektir.”
“DİYARBAKIR BARIŞIN KAPISI OLMALIDIR”
Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Kaya, Diyarbakır’ın barışın kapısı olması gerektiğini ifade etti ve şunları kaydetti:
“Türkiye uzun yıllar terörün, çatışmanın ve şiddetin ağır bedelini ödedi. Anneler evlatlarını yitirdi. Köyler boşaldı. İnsanlar doğdukları topraklardan ayrılmak zorunda kaldı. Üretim geriledi, işsizlik ve yoksulluk büyüdü. Şimdi Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat vardır. Silahların sustuğu, terörün sona erdiği, siyasetin ve demokratik mücadelenin konuştuğu bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Ancak barış yalnızca silahların susması değildir. Kalıcı barış için demokrasi, hukuk, adalet, eşit yurttaşlık ve ekonomik kalkınma gerekir. Biz bu sözleri bugün ilk kez söylemiyoruz. CHP’nin ve sosyal demokrat geleneğin bu konudaki tutumu yeni değildir.”
“BİZİM EVETİMİZ BİR KİŞİYE, PARTİYE YA DA İKTİDAR ANLAYIŞINA VERİLMİŞ DESTEK DEĞİLDİR”
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Meclis’ten geçmesinin önemli bir gelişme olduğunu aktaran Kaya, bu adımı terörün sona ermesi ve kalıcı barışın sağlanması açısından önemli bulduklarını bildirdi.
Kaya, “Bu nedenle önümüze gelen yasaya ‘evet’ dedik. Bizim evetimiz bir kişiye, bir partiye ya da bir iktidar anlayışına verilmiş bir destek değildir. Bizim evetimiz Türkiye’nin evlatlarının ölmediği, silahların tamamen devre dışı kaldığı ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendiği bir geleceğe verilmiş bir evettir. Sorunların adresinin ise Meclis, siyaset ve demokrasi olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÇÜNKÜ BARIŞ YALNIZCA SİLAHLARIN SUSMASI DEĞİLDİR”
Tarihin doğru tarafında ve barışın yanında olduklarını söyleyen Kaya, “Çünkü barış yalnızca silahların susması değildir, çocuklarımızın geleceğe güvenle bakması, anaların yüreğine ateş düşmemesi ve Türkiye’nin enerjisini çatışmaya değil, kalkınmaya harcamasıdır. Barış zayıflık değil, devlet aklıdır. Barış medeniyettir. Bu adımların daha önce atılmamış olması Türkiye’ye ağır bir bedel ödetti. Daha fazla insanımızı kaybetmeden, daha fazla annenin gözyaşı dökmesine izin vermeden bu süreci başarıya ulaştırmak zorundayız” diye konuştu.
“SANDIĞIN YERİNE KAYYUM, SİYASETİN YERİNE VESAYET KONULAMAZ”
“Diyarbakır halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılması, seçilmişlerin yerine kayyum anlayışının geçirilmesi demokrasiyle bağdaşmaz” diyen Kaya, şöyle devam etti:
“Halk kimi seçmişse kenti o yönetmelidir. Seçilmiş bir kişi hakkında hukuki bir iddia varsa bunun yolu bağımsız ve tarafsız yargıdır. Halkın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmak çözüm değildir. Sandığın yerine kayyum, siyasetin yerine vesayet konulamaz. Diyarbakır yeniden üreten bir kent olmak zorundadır. Tarımın ve hayvancılığın güçlendiği, sanayinin büyüdüğü, esnafın kazandığı, kadınların üretime katıldığı, gençlerin kendi kentinde iş ve gelecek bulabildiği bir Diyarbakır istiyoruz. Çünkü üretim yalnızca ekonomik kalkınma değil, toplumsal huzurun ve kalıcı barışın da teminatıdır.”
“ŞİMDİ DİYARBAKIR’A YATIRIM ZAMANI”
Diyarbakır’a yatırımların yapılması çağrısında bulunan Kaya, şunları kaydetti:
“Diyarbakır tarımıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, turizmiyle, kültürüyle, üniversitesiyle ve genç nüfusuyla bölgenin en önemli merkezlerinden biridir. Şimdi Diyarbakır’a yatırım zamanıdır. Kamu yatırımları artırılmalı, üretim ve istihdam desteklenmeli, bölgesel eşitsizlikleri azaltacak politikalar hayata geçirilmelidir. Çiftçi üretmeli. Esnaf kazanmalı. Sanayici yatırım yapmalı. Gençler kendi kentlerinde gelecek kurabilmelidir İşte bu hedefleri hayata geçirecek güçlü bir siyasi örgüte de ihtiyacımız var. Biz bugün Diyarbakır’da örgütümüzü, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkla birlikte kuracağı demokratik Türkiye mücadelesine hazırlıyoruz.”
“CUMHURİYET’İ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRACAĞIZ”
Diyarbakır’ın artık acılarla değil, umutla anılması gerektiğini bildiren Kaya, “Diyarbakır, faili meçhullerle değil adaletle, kayyumlarla değil halkın özgür iradesiyle, işsizlikle değil üretimle, yoksullukla değil refahla, çatışmayla değil barışla, ağıtlarla değil çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğe dair umutlarıyla anılmalı. Gelin, Ahmed Arif’in ve Musa Anter’in kentinde Vedat Aydın’ın, Ali Gaffar Okkan’ın ve Tahir Elçi’nin iz bıraktığı bu topraklarda geleceğe birlikte söz verelim, Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıralım. Çünkü Diyarbakır’ın barışı Türkiye’nin barışıdır. Diyarbakır’ın demokrasisi Türkiye’nin demokrasisidir. Diyarbakır’ın refahı Türkiye’nin refahıdır. CHP olarak Diyarbakır’dan açacağımız kapı, bütün Türkiye’nin geleceğine açılan kapıdır. Bu kapı barışın, demokrasinin, kardeşliğin, üretimin ve umudun kapısıdır. Barış içinde, demokratik, eşit, özgür ve üreten bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”
“BUGÜNLER ELBETTE GEÇİCİ GÜNLERDİR”
Kaya’nın ardından söz alan CHP Parti Okulu Eğitmeni Aytuğ Atıcı, CHP’de yaşanan sıkıntılı günlerin geçici olduğunu ifade ederek, “Öncelikle bu zor günlerde, geçirdiğimiz sıkıntılı günlerde partimizin hemen yanında olmanız, partimize güç vermeniz beni çok umutlandırıyor, beni çok mutlu ediyor. Bugünler elbette ki geçici günlerdir. CHP’nin misyonu, tarihin de partimize yüklediği misyonu birlikte gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Partimizin sadece güzel günlerinde, sadece iyi günlerinde değil, yaşadığı zor zamanlarda da yanında olmak zorundayız. Diyarbakır’a çok emeğimiz oldu. Diyarbakır’dan çok şey öğrendik. Buraya eğitimlere geldik. Gençlerimizi eğittik. Biz onları eğittiğimizi zannediyorduk ama gördük ki Diyarbakır bizi eğitmiş ve Diyarbakır bizi gerçekten bilinçlendirmiş. Bu kadim kente borcumuz var. Bu borçlarımızı ödemenin bir tek yolu var. Dürüst, ahlaklı, şeffaf siyaset yapabilmek.”
Mamak Gündem, “Dönüşen Mamak’tan Güncel Gündem” anlayışıyla ilçedeki değişim ve gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Mamak’ın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap