Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na bir sonraki genel başkanı CHP üyesinin önüne sandık koyarak seçmeyi teklif ederek, “Gelsin, bayramdan sonraki bir-iki hafta içindeki pazar günü, nasıl ben Ekrem Başkan’ın seçimi için sandığı koyduysam, tüm üyeyi davet ettiysem; Kemal Bey’e, iki milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. İki milyon CHP’li, genel başkanımızı seçsin. Eğer iki milyon CHP’linin önüne sandığı koyarsanız, ben adayım, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Sonrasında el ele davulla zurnayla bir Kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini, resmi genel başkan yapacağız” dedi.
(İZMİR) – Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na bir sonraki genel başkanı CHP üyesinin önüne sandık koyarak seçmeyi teklif ederek, “Gelsin, bayramdan sonraki bir-iki hafta içindeki pazar günü, nasıl ben Ekrem Başkan’ın seçimi için sandığı koyduysam, tüm üyeyi davet ettiysem; Kemal Bey’e, iki milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. İki milyon CHP’li, genel başkanımızı seçsin. Eğer iki milyon CHP’linin önüne sandığı koyarsanız, ben adayım, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Sonrasında el ele davulla zurnayla bir Kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini, resmi genel başkan yapacağız” dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir Cumhuriyet Meydanı olarak belirlenen ancak Valilik izni olmadığı için polisin müdahalesiyle karşılaşılan yurttaşlarla birlikte Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Gündoğdu Meydanı’na çıkan kavşakta, Cumhuriyet Bulvarı üzerinde otobüsten yurttaşlara seslenen Özel, şunları kaydetti:
“DERHAL, BAYRAMDAN SONRA KARARI ALIP 40 GÜN İÇİNDE KONGRE YAPALIM”
“Şimdi siz kızıyorsunuz, ben de buradan İzmir’den tarih önünden CHP’nin amiral gemisinden, sancak gemisinden bir çağrı yapacağım. İlk kez bunu söylüyorum. Bir yanda seçilmiş, seçildiği Kongre’de söz verdiği gibi dört ay sonra partiyi yerel seçimlerden başarıyla çıkarmış, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmış, 24 yıl sonra AK Parti’yi yenmiş bir yönetim var. Şimdi seçimden üç yıl sonra o yönetimi mahkeme kararıyla uzaklaştırıp o Kongre’de yarıştığımız ve Türkiye siyasi tarihinde ilk kez seçimle bir genel başkan değişmişken, o seçimi yok sayan önceki genel başkanı getiren bir karar var. Genel Başkan, biz diyoruz ki, ‘Derhal, hızla, en kısa sürede bayramdan sonra kararı alıp 40 gün içinde kongre yapalım’. Ben bunu söylüyorum, diyorum ki, ‘İster o Kongre’deki delegeyle, hangi delegeyi istiyorsanız onunla gelin, yarışalım. Ama Kongre yapmamaya, işi uzatmaya, seçimlere kadar bu işi sulandırmaya niyet edenler var.
Bir çağrı yapacağım. Buradan, İzmir’den Kemal Bey’e sesleniyorum: Bu kalabalıktan, bu insanların öfkesinden, günlerdir duyduklarından, yazılanlardan, en yakınlarının öfkesinden kimse mutluluk duyduğumu düşünmesin. Bu işin bir çıkışı var. Madem ki hani hep diyoruz ya ‘delege, delege, delege…’ Benim Kemal Bey’e önerim şudur: Gelsin, bayramdan sonraki bir-iki hafta içindeki pazar günü, nasıl ben Ekrem Başkan’ın seçimi için sandığı koyduysam, tüm üyeyi davet ettiysem; Kemal Bey’e, iki milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum.
“KEMAL BEY, BU ÖFKEYİ DURDURACAK OLAN ŞEY, İKİ MİLYON ÜYEMİZE GENEL BAŞKAN SEÇTİRMEK”
Özel, kendisini dinleyen kalabalığa “Bir ön seçimde genel başkanı üyeler seçerse parti ayağa kalkar mı? Var mısınız, bu meydan o sandığı istiyor mu” diye seslendi. Kalabalık, hep bir ağızdan “Evet” yanıtını verdi.
“BU KÖTÜLÜĞÜ YAPMAYIN, PARTİYİ BÖLMEYİN”
Özel, şunları kaydetti:
“Bakın, şimdi çıkar üye, ‘Efendim, yasa müsait değil’ der. Ben açıkça söylüyorum, sandıklar ilçelerde, sandıklar illerde, bir pazar günü elinde üye kartıyla iki milyon üye oy kullanacak. Orada, seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davulla zurnayla bir Kurultay yapıp iki milyon üyenin seçtiğini, resmi genel başkan yapacağız.
Kemal Bey, yıllarca, yanınızda görev yaptık. Bir gün saygıda küsur etmedik. Partinin başarısı için ter döktük. Gün oldu, Meclis’te 300 barbardan dayak yedik. Gün oldu, kürsü devrildi, altında kaldık, ezildik ama teslim olmadık. Olmadı, birlikte başaramadık ama artık ‘öz eleştiri’ dedik, dinletemedik. Aday olduk. Nasıl yöneteceğimizi anlattık. Takdir aldık. Görev aldık. Sonrasında sözü tuttuk. Partiyi, 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Bu kötülüğü yapmayın, partiyi bölmeyin. İktidar yürüyüşünü durdurmayın. İki milyon üyeye soralım, kimi seçerlerse hemen kurultayı yapalım.
Yargıtay kesinleşsin diye bir dakikada karşılıklı başvurular çekilince o işin olacağını biliyorsunuz. Anında, el birliği ile üyenin dediğini hayata geçirelim. İki milyon CHP’linin başa getirdiği genel başkanla iktidara yürüyelim. Bu ülkeye, bu partiye kötülük yapmayın. Bu partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem. Kimseyle pazarlık etmem. Bir arkadaşımı satmam. Ben, bu yoldan dönmem. Açıkça söylüyorum, içinde bulunduğumuz öyle kişisel hesap günü, kapris günü değildir. Heves gününde değiliz.
“BU MİLLETİN İSTEMEDİĞİ, BU PARTİNİN İSTEMEDİĞİ KİMSE GELİP PARTİDE YÖNETİCİ OLAMAZ”
Bu milletin istemediği, bu partinin istemediği kimse gelip partide yönetici olamaz, genel başkan yardımcısı olamaz. Milletin söz vermediği kimse, partinin sözcüsü ve bu milletin istemediği kimse CHP’nin genel başkanı olamaz. Buna heves etmeyin. Bu öfke, örgütlenebilecek bir öfke değil; sönümlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke, artık kaybetmekten bıkmış olanların, iktidar ışığını görmüş olanların, ihanete uğradığını düşünenlerin öfkesi. Bunun için, çok rica ediyorum, doğrusunu yapın. Üyeyi dinleyin, sokağı dinleyin. Artık bu sorunu hızla ortadan kaldıralım. Bu öfke bitsin, yerini çoşku alsın. Hep birlikte iktidarı yürüyelim.
Benim planım, hızla CHP’yi seçilmiş bir yönetime dönüştürmek ve iktidar yürüyüşünü sürdürmektir. Benim planım bu. Bir yandan sorulan sorulara kaçamak cevaplar verip planını, gününü söylemeyen, plansız, başkasının planının parçası olur. AK Parti’nin planı, bir kez daha bizi yenmektir. Buna izin vermeyin. Bu sesi, bu protesto seslerini durduracak iktidar yürüyüşünü başlatacak bu öfke sözünün yerine iktidar sözünü getirecek bir adım varsa o da derhal sandıktır. Ben, sizden öfke, tepki, protesto değil; çoşku duymak, iktidar sloganları duymak istiyorum.”
ÖZEL’DEN DESTEK TEŞEKKÜRLERİ
Daha sonra Özel, kendinini dinleyen kalabalıkla birlikte “İktidar” sloganı attı. Özel, ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Bir teşekkürüm de İzmir’in aslan sosyal demokratlarının yanında, İzmir’in tarihin doğru tarafında yer alan, butlan kararını kınayan, bize dayanışmalarını bildiren İzmir’in bütün demokratlarına, İzmir’in muhafazakar demokratlarına, milliyetçi demokratlarına, Kürt demokratlarına, sosyalist demokratlarına, liberal demokratlarına teşekkür ediyorum.”
Özel’in bu sözlerinden sonra kalabalık “Direne direne kazanacağız” sloganı atmaya başladı. Özel, “Bizi bu mücadelemizde yalnız bırakmayan, AK Parti yargısının açtığı yoldan işaret edilenlere değil, seçilmişlere destek veren tüm siyasi partilere, tüm sendikalara, meslek örgütlerine, sivil toplum örgütlerine teşekkür ediyorum. Onlar biliyorlar, siz biliyorsunuz. Hepimiz biliyoruz ki ‘Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiç birimiz.'”
(SÜRECEK)
Mamak Gündem, “Dönüşen Mamak’tan Güncel Gündem” anlayışıyla ilçedeki değişim ve gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Mamak’ın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap